

Evet, dün izleme firsati bulduğum kabadayı filmini sizler için incelemeye aldım. Not verirken kıt davrandığımı düşünürsek yazımın sonuna kadar okumayıp, filme gitmemeye karar vereceklere şunu söylemek istiyorum. Kurtlar vadisi tarzı dizileri seviyor ve film kültürünüz çok geniş değilse, kesinlikle gidin, çok keyif alacağınızdan eminim ama sinema dünyasını ciddi takip ediyorsanız film bekleneni kesinlikle veremiyor.
önce genel bilgilendirme:
Kabadayı filmi Almanya’da gerçekleştirdiği ön gösterim (gala) ve ilk 4 günde aldığı 350 bin seyircisi ile kendisinden uzun süre söz ettirecek bir film. Bunun birkaç nedeni var. Şener Şen gibi bir ustanın Eşkiya ile yakaladığı başarının bu filmde devam edileceğinin düşünülmesi. Açıkçası filmin adını Eşkiya-2 koysalarmış olurmuş denecek kadar benzer rol oynuyor. Kenan İmirzalıoğlu gibi genç kızları sinemaya çekecek başarılı bir aktörün oynaması ki gişe yapacak her film için Şarttır bayan potansiyeli. “Her şey çok Güzel Olacak” gibi Türk sinemasının en iyi filmlerinden birini çekmiş ömer Vargı gibi bir yönetmenin varlığı ise, ciddi sinemaseverleri salonlara çekecekti. Senaryoda Yavuz Turgul olunca, hele bir de Aslı Tandoğan gibi genç ve güzel bir kız filmde rol alınca, bu filme gidilmesinde ne yapılsın :)
şimdi olumsuz eleştiriler:
1) Film klişeler üzerine kurulu. Hep bilindik replikler ve olaylar. Yavuz Turgul senaryoyu yazarken eminim fazla zorlanmamıştır. Hatta yeni bir hikaye bulayım diye bile düşünmemiş. Hollywood sıklıkla bu tarz filmler çeker. Amaç para ve gişe hasılatı olunca, daha önce tutmuş sahnelerin tıpa tıp aynısını çekmekten gocunmazlar. Bu filmde öyle bir film. Ne tutmuşsa alıp koymuşlar içine. Filmde yok yok yani. Aşk, para, mafya, racon, silah, vurdu kırdı, eşcinsellik, acıların çocuğu, aile dramları, komedi, gizli örgütler, kokuşmuş sistem, uyuşturucu, barlar, gece hayatı, eski topraklar, yeni yetmeler uzar da gider. Peki, güzel de tüm bunları kullanacaksan harbi baba bir film yapman lazım değil mi?
örneğin kabadayı filminden bir sahne. Bizim Şener Şen silaha tövbeli eski bir kabadayıdır. Kendisi gibi yaşlı arkadaşları ile mutlu mesut bir hayat sürmektedir ve bazı olaylar onu istemediği şeyleri yapmasına ve tövbesini bozmasına neden olacaktır. Eski arkadaşları ile toplanmak ve fikir almak için arkadaşlarını cep telefonu ile arar ve şu sözü eder;
“Takımı topluyoruz”
Kendimi senaryo yazarının yerine koyuyorum, filmi yazarken hayal ediyorum, bu repliği oraya yazarken önce kendi kendime gülerim ya. Sonra aklımı başıma alıp işin içine biraz yaratıcılık katmaya çalışırım. Ama Yavuz Turgul bunu seçmemiş ve kendisine ve Şener Şen’e gülünmesine yol açmıştır. Kimse kusura bakmasın ama Hollywood filmlerinden gördüğümüz “eski takımı topluyoruz” nidaları Şener Şen’in filmde çizdiği kabadayı rolü ile uzaktan yakından bağdaşmıyor. Yani, gerçek hayattan oldukça uzak.
Uzun uzun film senaryosunun ne kadar sığ olduğunun örneklerini vermek isterdim;
ama film hakkında yapılan eleştirileri başka sitelerden okuyunca bunun da alıcısı olduğunu anladım. Kurtlar Vadisi dizisinden çıkmış racon kokan sözlere bayılanlar olmuş. Ne diyelim “Sanat, Sanat için mi yoksa halk için mi olmalı” felsefe tartışmasına burada girmenin anlamı yok.
2) Peki, kamera ya da kurgu açısından baksak. Film vasatı geçemiyor. En büyük eleştirim, bir sonraki sahneyi çok kolaylıkla tahmin edebiliyor olmanız. Bu eleştirim aslında bir önceki klişeler eleştirimle bağlantılı ama yönetmen ömer Vargı bunu değiştirmek için tıpkı Yavuz Turgul gibi hiçbir çaba harcamamış.
3) Müzik deseniz maalesef yine aklımda tek bir tını kalmadı. Ses diye bakacak olursak, Şener Şen’in ağır abi sözlerinin vurgulu çıkması için sanki çok fazla oynanmış. Bir ara Aslı Tandoğan güzel bir parça söylüyor barda o bile tam isteneni veremiyor.

Olumlu eleştiriler getirmeye çalışırsam;
Oyunculuk açısından çok fazla sırıtan bir şeyler görmediğimi itiraf edeyim. Aynı oyuncu kadrosu daha iyi bir senaryo ve yönetmen ile çok daha güzel işler başarabilir. Rasim öztekin’in eşcinsel rolünü çok beğenen olmuş. Bunda Rasim öztekin’den çok oynadığı kimliğin bir etkisi olduğunu düşünüyorum. Filmi izleyenler delikanlı olduğuna göre, filmin eşcinseli bile delikanlı olmalıydı ki iş yapabilsin :)
Kenan’a bu rolün yakışmadığını söyleyenlerin aksine ben kendisini gayet başarılı buluyorum. En azından Kadir İnanır gibi yapmıyor. Rolünün gereği ne ise oynuyor. Küçük penisli ve çocukluğunda tacize uğramış bir kabadayıyı herkes oynamaz diye düşünüyorum.
Aslı güzelliği ve fiziği ile göz dolduruyor. Arka planda ama öyle olması gerekiyor. Racon icabı :) İleride başrol oynayacak diye düşünüyorum. Umarım güzelliği gözümü boyamamıştır.
İsmail Hacıoğlu’ndan ise daha fazla şey beklerdim. Kötü oynadığını düşünmüyorum ama herkes bir filmde kendini biri ile özdeşleştirir. Eski bir rockçı olarak filimden benim falıma o çıktı ama….
Bu arada Şener Şenin eski toprak takımı olarak rol alan hiçbir oyuncunun rolü yansıtamadığını söylemeliyim.
Sonuç:
Kabadayı filmi bazı çevreler için bekleneni veremeyen bir film. Bazı çevreler için ise 10 üzerinden 10 alabilecek bir film. Değişen Türkiye şartlarını göz önünde bulundurursam filmin gişe yapmaya devam edebileceğini söyleyebilirim. Ama Eşkiya’nın yaşadığı başarıyı yakalaması mümkün değil.
Son not olarak film 2 saat 20 dakikalık süresi ile normalden uzun bir film.
Filmin Künyesi
Yapım : 2007, Türkiye
Tür : Aksiyon / Macera
Yönetmen : Ömer Vargı
Senaryo : Yavuz Turgul
Oyuncular : Kenan İmirzalıoğlu, Rasim öztekin, Şener Şen, İsmail Hacıoğlu, Aslı Tandoğan, Tuncay Beyazıt, Kemal İnci, Ruhi Sarı, Süleyman Turan, Candan Sabuncu, Rana Cabbar, Atilla Pekdemir, Dursun Ali Sarıoğlu, Ferdi Akarnur, Ayberk Atilla, Samim Baki
Yapımcı : Ömer Vargı, Mine Vargı, Murat Akdilek
Görüntü Yönetmeni : Ferenc Pap
Müzik : Benjamin Walken Beladi
Süre : 2 saat, 20 dk.
Gösterim Tarihi : 14 Aralık 2007
puan
6.8






iyi
son yorumlar