
Şu sıralar en çok konuşulan filmlerden biri olan Beowulf’u sonunda izleme imkanı bulabildim. Ve sanırım filmi olabilecek en iyi koşullarda seyrettim: dev bir perdede ve 3 boyutlu olarak. Daha önce hiçbir filmin karakterlerini bu kadar büyük ve gerçekçi olarak izlememiştim.
İlk olarak şunu söylemeliyim, eğer Beowulf’a sırf Angelina Jolie için gidecekseniz hiç gitmeyin… Çünkü Jolie’yi 2 saatlik filmde sadece 5 dakika filan görebiliyorsunuz. Bir de 3 boyutlu filmin altına normal alt yazı koydukları için, altyazıları okumak mümkün değil. Gerçi biraz İngilizce biliyorsanız ve arada da gözlüğünüzü çıkartıp alt yazılara bakarsanız, çok sorun yaşayacağınızı sanmam…
Filmin başlangıcından sonuna kadar, “burası animasyon, burası animasyon olamaz” diye saptamalar yapmaya çalıştım. Çünkü daha önce hiç, bu kadar gerçeğe yakın bir animasyon izlememiştim. Ama filmin resmi web sitesine girdiğimde anladım ki, adamlar cidden uğraşmışlar…

Filmi 3 boyutlu izleyip de, burun kıvırabilecek birini düşünemiyorum, ama tabi ki herkesin fikrine saygım var. Çok sıra dışı bir konu olmayabilir ama ülkemiz için oldukça sıra dışı bir deneyim. Gerçekten de film boyunca, üzerinize atılan oklardan ya da sıçrayacak kanlardan kendinizi korumak zorunda hissediyorsunuz. İzlediğim diğer 3 boyutlu filmlerle karşılaştırılamaz bile…
Biraz da karakterlerden ve konudan bahsedelim. Film yıldızlar geçidi tabir edilecek cinsten, yani yıldız çizimleri geçidi… Ray Winstone, Anthony Hopkins, Crispin Glover, John Malkovich, Robin Wright Penn ve tabi ki Angelina Jolie…
Ve konu…
Sese karşı oldukça duyarlı olan şeytanın oğlu Grendel (Crispin Glover), Kral Hrothgar (Anthony Hopkins) ve halkının yaptıkları kutlamada çıkarttıkları gürültüden rahatsız oluyor. Ve kutlama salonuna gelip, orayı darmadağın ediyor. Daha sonra Hrothgar, Grendal ile baş edecek kişiye ödül vereceğini söylüyor. Ve Beowulf (Ray Winstone) savaş için geliyor. Grendel gerçekten acınacak halde. Beowulf onun hakkından geliyor ve sonra annesiyle yani Angelina Jolie ile yüzleşmek zorunda kalıyor. Tabi muhatabı Angelina Jolie olunca, karşı koymak çok zor. Grendel’in annesi, Beowulf’dan ona bir erkek evlat vermesini istiyor. Dolayısıyla, olan oluyor ve Beowulf kendi sonunu elleriyle hazırlıyor. Sonuçta o da bir erkek ve zaafları var :) Bence Beowulf’u en çok etkileyen, Grendel’in annesinin kendinden topuklu ayaklarıydı. Ben bile etkilendim.

Beowulf Heorot’a geri dönüyor ve krala yalan söylüyor. İşte burada gözümden çok düştü. Gerçi buna şeytana uymak da denebilir, ama bir kahramana asla yakışmayacak bir hareket olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Zaten yalanı yüzünden yıllar sonra cezasını çekmek zorunda kalıyor.
Beowulf aslında 3000 satırlık bir destan. Filmin destan ile örtüşmediği ile ilgili yazılmış birçok eleştiri okudum. İnsanlar oturup destan ile filmin nerelerde farklılık gösterdiklerini yazmışlar. Bu durum; eski savaşları, kitapları ya da tarihi olayları anlatan filmlerin hepsinin başına gelir. İnsanların mutlaka eleştirecekleri bir şeyler olur. Açıkçası ne bu konuda objektif bir kaynak bilgisine sahibim, ne de böyle bir eleştiri yapmak istiyorum. Sadece filmi izledim ve keyif almaya baktım.
Filmde en çok Beowulf’un Grendel ile karşılaşmadan önce eski bir yüzme yarışı hikayesini anlattığı flashback sahnesinden ve tabi ki filmin sonundaki Dragon ile savaş sahnesinden etkilendim. İkisi de oldukça heyecan vericiydi. Ayrıca filmi 3 boyutlu izlediğim için, onlarca sahnede yerimden hopladığımı söyleyebilirim. Gerçekten de üzerinize atılan oklardan ya da suratınıza gelecekmiş hissi yaratan kayalardan ürkmemek mümkün değil.
Beowulf destanı, 1999 yılında aynı isimle, 2005 yılında ise “Beowulf ve Grendel” ismiyle beyaz perdeye aktarılmış. Fakat sanırım Robert Zemekis’in eklemek istediği başka şeyler de varmış. Ve 2007 yılında Beowulf’un animasyon haliyle izleyicilerle buluşma kararı almış. Beowulf severlerin çoğu Beowulf’un bilgisayar oyunu olduğunu da biliyordur. Yineleyerek bilmeyenleri de bilgilendirmek istedim.
son yorumlar